Açıklamalar

Göçmen Sorununu Eşitlik ve Kardeşlikle Çözeceğiz

Bugünlerde hem iktidarın hem de iktidara muhalif çeşitli kesimlerin milliyetçiliği yükselterek ele aldığı göç politikaları, oldukça ciddi bir sorunu düzenli olarak körüklüyor. Her iki taraf açısından da çözümsüzlükten ibaret düşmanlık politikalarının propaganda edildiğini görüyoruz.
 

AKP, göçmenleri fon kaynağından ibaret görmeye devam ediyor. Göçmenlerin hiçbir statüsü, güvencesi olmadan ülkeye girişlerini yaparken “kardeşlerimiz” naraları atan AKP sözcüleri, Avrupa’dan alacakları paralar söz konusu olduğunda göçmenleri sınırlara yığmaktan bir adım geri durmadı. Şimdi de ülkede ekonomik krizin üzerini örtmenin bir gündemi olarak göç sorununun tartışılmasını sessizce izliyor. Bu ikiyüzlü bir politikadır. 

Bu ikiyüzlülük Avrupa ülkeleri için de geçerli. Göçmenler kendi sınırlarına ulaşamasın diye Türkiye’yi fonlarla oyalayan Avrupa ülkeleri bir yanda demokrasi naraları atıyor, diğer yanda  “geri kabul anlaşması” ile göçmenleri sınırlarından uzak tutuyor. Eğer göç politikaları eleştirilmek isteniyorsa, sorun bu göçlere sebep olan, göçmenleri alıp satan emperyal politikalarda aranmalıdır. Sözde muhalefet kesimlerinin, göçmenlerin ne kadar suçlu insanlar olduklarını tespit etmeye kalkışması, göçmenlerin kovulmasını savunması tabir-i caizse “eşeğini dövemeyenin, semerini dövmesi” anlamına geliyor. Ne kadar kaçınmak isterlerse istesinler bu adıyla sanıyla göçmen düşmanlığıdır, ırkçılıktır.

Biz göç sorununa ve göçmenlerin bu coğrafyadaki varlığına etnik kimlikler kökenli bakamayız. Bize göre tüm dünyada tek düşman, sınırsız şekilde bizi sömüren sermaye sınıfıdır. Onlar sömürürken sınır tanımıyor, dünyanın bir yerinde sömürülen emekçilerin ise, diğer yanında sömürülen emekçilere düşman olmasını istiyorlar. Bilince çıkarmamız gereken gerçek, sermaye sınıfının ulusal, inançsal farkları ve sınırları tanımadığıdır. İnsanların şu dünya koşullarında savaşsız ya da kendilerine göre “daha iyi” bir coğrafyada yaşamak istemesi suç mu? Göçmenlere kötü gözle bakanların, bu ülkedeki genç insanların büyük çoğunluğunun göçmen olmayı canla başla istediği gerçekliğini bilmesi gerek.

Biz bu sorunu sömürü düzeninin kendisini ortadan kaldıracak olan işçi emekçi iktidarı ile çözeceğiz. Başta aşağıdaki maddelerin uygulanması olmak üzere, tüm dünya emekçilerinin eşit ve kardeşçe yaşadığı çözümü böyle kazanabiliriz.

  • Savaşlar çıkaran ve savaşları körükleyen tüm emperyal politikalara son verilecek. Emperyalist ülkelerin ve benzeri şekilde Türkiye’nin de Suriye’de, Libya’da, Afganistan ve bölgede kalkıştığı savaş politikaları ortadan kalkacak. NATO’dan çıkılacak. Tezkereler iptal edilecek. Hiç kimse, hiç kimsenin topraklarını sözümona barış ve demokrasi gerekçesiyle işgal edemeyecek Tüm sınırların ortadan kalktığı bir dünyayı kurana kadar herkesin istediği coğrafyada yaşayabilmesinin koşulları bunlardır.

  • Geri kabul anlaşması iptal edilecek. AB ülkeleri ve emperyalist ülkelerin, önce savaşları körükleyip sonra göçmenleri parasıyla sattıkları düzen son bulacak. Geri dönmek isteyen veya başka ülkelere geçmek isteyenler için güvenli geçişler sağlanacak.

  • Türkiye’de göçmenlere uydurulan “misafirlik” adı altında dayatılan güvencesizlik ortadan kaldırılacak. Göçmek zorunda kalan, bu topraklarda yaşamak isteyen göçmenler, güvencelerine ve statülerine kavuşacak. Mevcut siyasi iktidarın işine gelen türden kayıt dışı geçişler durdurulacak. Her göçmen, haklarıyla, güvenceleriyle bu topraklarda da, istediği topraklarda da yaşayacak. Göçmenlerin uyum sorunları giderilecek ve güvenceli yaşam koşulları sağlanacak.

  • Göçmen ve mültecilerin kölelik koşullarında  çalıştırılması tamamen yasaklanacak. Bu konuda tüm inisiyatifi patronlara bırakan uygulamalara son verilecek. 

Tüm bunlarla birlikte  siyasi iktidarın ve emperyalist ülkelerin keyfine oluşturulan gidişatın, göçmen meselesi gibi büyük sorunlar yarattığını görerek biz, işçi emekçi iktidarının çözümlerini uygulayacağız. Biliyoruz ki bizi sömürenler olmadığı sürece halklar eşit ve kardeşçe yaşar. Bizi işsiz bırakan, ekmeğimizi her gün azaltan kapitalizmdir. Biz yoksullaşırken, zenginleşen kim ise düşmanımız onlardır. Biz göçleri yaratan sorunun kendisi olan kapitalizmi ortadan kaldırmak hedefinde yürüyenleriz. Sınırların, sınıfların insanları birbirine düşman ettiği bu düzende çözüm yok, çözüm emekçilerin yönettiği bir dünyadır.

Müşahit olmak için bilgileriniz giriniz