Açıklamalar

Gencini Yaşlısını Kölelik Koşullarına İtenleri Emekçi Halk Düşmanlarını İyi Tanısın

Siyasi iktidar emekçi halka, yeni torba yasasıyla yeni kemer sıkma politikaları getirme planında. Ekonomi çökmüş, işsizlik çığ gibi büyümüş, milyonlar ücretsiz izinde, yoksulluk yaşam biçimi haline gelmiş ama iktidarın tek bir hedefi var: Sermaye sınıfının rahatını sağlamak.

Bir zamanlar çok kızdıkları IMF yok belki ama her gün daha çok neoliberal saldırı ve emekçi halkın kalan tüm haklarına el koymak var. İktidar bu açıdan oy tereddütünü bir kenara bıraktı. Emekçi halkı ikna etmek gibi bir derdi yok artık. AKP-MHP mecliste çoğunluk. Tüm yasaları, halkı ikna etmeye gerek duymadan geçirme üstünlüğü ceplerinde duruyor. Emekçi halkın örgütsüzlüğünden, topyekün itiraz edememesinin bütün imkanlarından faydalanıyorlar. Şimdilik faydalanıyor evet ama bu böyle gider mi?

25 yaş altı genç işçiler ve 50 yaş üzeri çalışanlar için belirli süreli iş sözleşmesi adını verdikleri yeni bir yasa gündemde. Yasaları hep torba. Kaşıkla verdiklerini torbayla almak için. Çeşit çeşit diplomaları bir işe yaramayan 25 yaş altı genç işçiler ve emekli edilmek için genç ama çalıştırmak için yaşlı bulunan 50 yaş üstü emekçiler. Onlar en çok işsiz olanlar. İşsizlik rakamlarını en çok meşgul eden kesim. İktidar onlardan kurtulmanın yolunu, beklentilerini ortadan kaldırmakta buluyor. Artık en çok işsiz olanlara; kıdemsiz, ihbarsız, düzensiz çalışma koşulları dayatılacak ve böylece işverenler işçileri daha çok işe alacak. Emekçilerin hakları, işverenlere yük sayılıyor. Bu yükü kaldırarak emekçilerin haklarına el koymak iktidar için bir çözüm. Çözüm ama nereye kadar? 

Bir dönem önce özelleştirilen fabrikaların acısı, şimdi enflasyon rakamlarından çıkıyor. Her şehre dükkan misali açılan üniversitelerin acısı bugünün genç işsizlik rakamlarından çıkıyor. Ülkeye giren dolarların betona yatırılmasının acısı da şimdi rekorlar kıran döviz kurundan çıkıyor. İktidar tüm yasaları çıkaracak güce sahip olsa bile bu böyle gitmiyor. 

İktidar en sonunda oy hesabıyla yüzleşiyor. Her defasında yüzüne oy yok diyen gençlerden umudu yok. Her defasında sırtını döndüğü EYT’lilerden, ömrünü emek vererek geçirmiş ama şimdi açlıkla yüzleşenlerden de umudu yok. Sınırlı bir camiayı beslemesi ona yetmiyor. Baskıyı artırmak, bir süre sonra korku duvarlarını zedeliyor. Ekmeği, işi, geleceği olmayan çoğunluk öfkesini biriktiriyor. Emekçiler bugün dağınık ve örgütsüz olabilirler. Ama bu neoliberal saldırılar karşısında sessiz değiller. Birleşebilir ve bu gidişatı değiştirebilir olduğunu hala gösteriyorlar. Hala umut işçi sınıfında, bunu görüyoruz.

Maden işçileri üç kuruş için kollanan patronlara karşı, bu düzenin üzerine yürüyor. 
Belki örneklerimiz şimdilik tekil ama emekçi halkın yapabilir olduğunu, değiştirebileceğini  herkese gösteriyor. İşte bu devrimci yol sürmelidir, daha çok örnek var etmelidir. İçi geçmiş bürokrat sendikalar, işçi sınıfına hitap etmiyor olabilir. Muhalefet edenler, emekçi halkın sorunlarını gündemine almadığı için ilgi görmüyor olabilir. Ama emekçi halkın gerçek sosyalist partisi bu gidişatı değiştirebilir. Değiştirmek için yürüyecektir. 

Bilelim ki emekçi halka yönelik bu saldırılar sürecek. Kapitalizmin krizi tüm dünyada derinleştikçe, bize dönüp “bakın her yerde böyle” diyerek saldırılarını meşrulaştırmak isteyecekler. Patronlarını kollamaya kılıf bile aramayacaklar. Kendi ceplerini doldururken yüzümüze sırıtacaklar.

Tuzu kuru muhalefetin anlattığı ekmeksiz bir demokrasi, emekçi halkı kurtarmayacak. Demokrasi, tek başına emekçi halkın karnını doyurmayacak. Bu gidişatı gerçekten değiştirecek tek güç, bu ülkenin ekonomisini avuçlarının içinde tutanlardır. Hayır ekonomi bürokratların elinde değil, bakanların elinde değil, patronların elinde değil, emekçilerin ellerinde. Koca koca fabrikaları işlemediğinde, şalterler indiğinde, bu hayat durduğunda; onlar da durmak zorunda kalacaklar. Durdurabiliriz. Durduralım. 

Müşahit olmak için bilgileriniz giriniz