img-217-aciklama

01
Nis

2 Nisan’da Boykottayız, Tüketmiyoruz Diyoruz ki: Her Alanda Kolektif Gücümüzü Kullanmak İçin #Boykot

Günlerdir irademize, seçme ve seçilme hakkımıza, geleceğimize sahip çıkmak için sokaklardayız, meydanlardayız.

Günlerdir irademize, seçme ve seçilme hakkımıza, geleceğimize sahip çıkmak için sokaklardayız, meydanlardayız. Haklı itirazımızın sesini her yerde duyurduk, duyurmaya da devam ediyoruz. Ama biliyoruz ki, bu siyasi iktidarın baskısına sessizce tahammül eden, ancak içten içe isyan eden milyonlar daha var. Şimdi, sessizlerin öfkesini de aramıza katarak birlikte güçlü bir adım atabiliriz.

Ekonomik gücümüzü kullanıyor, bayram sonrası tüketimi bir günlüğüne durduruyoruz. Ama bu, sadece bir gün boyunca alışveriş yapmamak değil. Aynı zamanda kolektif bilincimizi yeniden inşa etme fırsatı. Yıllardır bizi yalnızlaştıran bu sisteme karşı, yan yana durduğumuzda ne kadar güçlü olduğumuzu hatırlama günü. Bireysel tercihlerimizin ortak bir iradeye dönüştüğünü gördükçe, birlikte neler başarabileceğimizi daha iyi anlayacağız.

Boykot çağrılarının ardından AKP’li siyasetçilerin boykot edilen mekanlarda adeta meydan okurcasına poz verdiğini gördük. Kolluk kuvvetlerinin bir kahve dükkanını korumak için seferber olduğunu gördük. Bir organizasyon şirketi sahibinin kamuoyunun baskısı karşısında geri adım atmak zorunda kaldığını gördük. Tüm bunlar, kolektif hareketin nasıl bir güç barındırdığını kanıtlıyor. İktidarın panik hali, örgütlü bir toplumun karşısında ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Ama bu sadece bir başlangıç. Bu dayanışma büyüdükçe, sadece birkaç işletmeyi değil, tüm düzeni sarsacak bir güce dönüşebiliriz.

Biz sadece tüketen değiliz. Hayatı her gün üreten, değiştiren, dönüştüren biziz! Fabrikalarda, tarlalarda, market kasalarında, ofislerde yaşamı var eden biziz! Tüketim boykotunun dile getirilmesinin bile siyasi iktidarı telaşa düşürdüğünü gördük. Peki ya üretimi durdurduğumuzda? İşçi sınıfı olarak bu gücümüzü hatırladığımızda, sadece sarsmakla kalmayıp bu düzeni tarihe gömebiliriz.

Ülkede emekçilerin yaklaşık yarısı asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Yani açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş durumda. Asgari ücretlilerin partisi olarak biliyoruz ki, bizler için tüketmemek bir tercih değil, zaten maalesef bir zorunluluk. Tüketimden gelen gücümüzü kullanmak, kolektif eylemimizin gücünü hatırlamak ve hissettirmek için önemli olacak. Ama asgari ücretin altında yaşayan toplumun asgari ihtiyaçları dışında tüketim gücünün zayıf olduğunu da biliyoruz. Varsın olsun. Bu bir ilk adımdır. Unuttuklarımızı yeniden hatırlamanın güzel sonuçlarını son günlerde görüyoruz. O halde unutmayalım en büyük gücümüz üretimden geliyor. Asıl şalterler indiğinde bu işin biteceği hep aklımızda olsun.

Bugün boykotla başlıyoruz, yarın daha büyük adımlar atacağız. 2 Nisan’da tüketmiyoruz, dayanışmayı büyütüyoruz, gücümüzü gösteriyoruz!

wp_ehp