EHP İstanbul Adayı Özge Akman: 34 Milyar Liralık İBB Bütçesini Kar İçin Değil Halk İçin Kullanmak Mümkün

EHP İstanbul Sosyalist Bağımsız Adayı Özge Akman, Fatih’deki İstanbul Büyükşehir Belediye binası önünde, 34 milyar liralık belediye bütçesinin betonun yarattığı rant için değil kamu yararına nasıl kullanılabileceğini anlattı.
 
Akman, konuşmasında kar için değil halk için üretimin mümkün olduğuna dikkat çekti.
 
“İBB BİNASINDA BUGÜNE KADAR İSTANBULLULARIN EMEĞİNE HÜKMEDENLER OTURDU”
 
Akman, İBB’de bugüne kadar rantçıların, betoncuların, paragözlerin, İstanbulluların emeğine hükmedenlerin oturduğunu belirtti.
 
“Burası İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası. 
Bu binada yıllarca rantçılar oturdu, betoncular oturdu, paragözler oturdu, yani biz İstanbulluların emeğine hep hükmedenler oturdu. 

Biz bugün İstanbulu emek verenlerin yönetebileceğini, bu kar düzenini alaşağı edebileceğimizi ilan etmek için buradayız.”
 
“BELEDİYE 34 MİLYARLA BETONDAN BAŞKA HİÇBİR ŞEY SUNAMIYOR”
 
EHP İstanbul Adayı Özge Akman, ne 34 milyar TL olan belediye bütçesinin ne de halktan hizmet denilerek alınan paraların da kamu yararına kullanılmadığını belirtti. Akman’ın o sözleri şu şekilde:
 
“Bu belediyenin bir bütçesi var tam 34 milyar TL. Bu ne demek bu kamunun bütçesi demek. Yani neresinden bakarsanız bakın bizden alınan paralar demek . Kamu demek bu şehirde yaşayanların ortak ihtiyaçlarını belediyenin yani kamunun bize vermesi gereken bütçesi demek. 
Ama yollar yapılıyor, geçmediklerimize bile para ödüyoruz, yine trafik çilesi çekiyor yine saatlerimizi yolda geçiriyoruz. Batan köprülerin, havaalanlarının, yapılan inşaatların, yandaş vakıfların, parasını bile biz ödüyoruz.
Okul istiyoruz para veriyoruz, metro istiyoruz para veriyoruz, orman istiyoruz para veriyoruz. Böyle sayfalarca hakkımızı hem parasını veriyoruz, hem de hiçbirine ulaşamıyoruz.
 Burdan asgari ücretle aile geçindirenlere sesleniyorum, aklımızla mı alay ediyorlar, biz asgari ücretle bu istanbulda aile geçindiriyoruz, bu belediye 34 milyarla bize betondan başka hiçbir şey sunamıyor.
Yarattığı krizin sonucunda sanki lütufmuş gibi verdikleri bir tanzim var onu da seçime kadar veriyor.”
 
“KAMUNUN NASIL YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM YAPACAĞINI GÖSTERECEĞİZ”
 
Akman, kamunun karı, rantı değil halkı düşünmesi gerektiğini belirtti. Kamunun görevinin yönetenlere saray yapmak olmadığının temel ihtiyaçları üreterek halka kar amaçsız ulaştırmak olduğunu göstereceklerini söyledi:
 
“Kamu kar düşünmez, kamu rant düşünmez, kamu verdiği hizmeti misliyle alıp kendi yandaşlarına dağıtmayı da düşünmez. 
Kamu sadece her yere yığınla kolluk dizmek değildir, yönetenlere saraylar yapmak değildir, en yüksek zamları asgari ücretliden alıp milyarlarlık zenginlerine dağıtmak değildir.
Biz kamunun işinin, elbette temel ihtiyaçları halka doğrudan kar amaçsız ulaştırmak olduğunu göstereceğiz.
Yerli ve milli üretim nasıl olurmuş, tüm milli fabrikaları satanlara, hepsini kamulaştırarak, üretim yaparak göstereceğiz.
Belediye 2 domates soğanı tanzim sattığında kamunun zararının derdine düşenlere, bu şehre yığılan betonların köprüleri havalimanlarının zararının derdine düşmeyi göstereceğiz. 
Bu kenti betonla değil yeşille bitki örtüsüyle yaşatmayı da göstereceğiz.
Parasını verip ulaşamadığımız bu yollar, bu trafik bu metrolar nasıl da çözülürmüş nasıl da ücretsiz olurmuş göstereceğiz.
Siz her defasında krize giren, bu krizlerden hiç çıkamayan sisteminizin ayakta kalacağı safsatasına inanıyorsunuz da, şehirlere emek verenlerin yönetme ihtimaline mi inanmıyorsunuz? 
Göstereceğiz.”
 
“BİZ ÜRETİRKEN PARANIN MALIN MÜLKÜN GÜCÜNÜ ELİNDE BULUNDURANLARIN BİZİ YÖNETMESİ ADALET DEĞİLDİR”
 
EHP İstanbul Adayı Özge Akman, İstanbul’da kim üretiyorsa onun yöneteceğini belirtti. Akman krizlerden çıkamayan sistemin sürdürülemeyeceğinin, İstanbul’u emek verenlerin yöneteceğinin altını çizdi. Akman sözlerine şu şekilde devam etti:
 
“Görüyoruz ki, bizlere sunulan teklif rantı bölüşmek. Rantı bölüşmek adalet demek değildir. Bizim emeğimizle zenginleşenlerin, bize dönüp “yardım” diye bize sadaka sunmaları da adalet değildir. Paranın malın mülkün gücünü elinde bulunduranların bizi yönetmesi de adalet değildir. 

İstanbul'da kim üretiyor? 
İstanbul'a kim emek veriyor? 
Kim üretiyor, kim emek veriyorsa işte onlar yönetecek.
Piyasacılar, müteahhitler, betoncular, rantçılar gidecek İstanbulluların desteğiyle İstanbul’u emek verenler yönetecek. 
Bugün bu ekonomik krizi yaratanlar, sonuçlarını da kendisi yaşayacak. Yoksulluğun, pahalılığın ve işsizliğin emek verenlerin üzerine yıkılmasına izin vermiyoruz.
Kar için değil halk için üretim mümkün. Seçime kadar değil her zaman tanzim satış yapılması mümkün.”
 
“BU KENTİ EL BİRLİĞİYLE YÖNETMEYE HAZIRIZ”
 
Özge Akman son olarak, emek verenlerin siyasal programını, İstanbul’a emek verenlerinin desteğiyle ve oylarıyla uygulayacaklarını belirtti:
 
“Bu tutarsızlığı alaşağı edeceğiz.
Bu kente emek verenlerin sırtından geçinenlerin o koltuklardan inmesi de mümkün. 
Yeni rantçıları, müteahhitleri, piyasacıları seçmemesi de mümkün.

Emek verenlerin siyasal programı hazır. Emek verenlerin partisi EHP ve ben İstanbul’a emek verenlerin adayı olarak bu kenti el birliğiyle yönetmeye hazırım. Bu programı İstanbulluların desteğiyle, oylarıyla el birliğiyle uygulayacağız. Hazırız, adayız, desteklerinizle, biz kazanacağız, emek verenler kazanacak.”