Erdoğan'ın OHAL'inde patronlar refahlı, huzurlu; işçilerin grevleri yasaklı

Erdoğan'ın huzur ve refah diye bahsettiği sermaye diktatörlüğüdür. İşçi sınıfının huzuru yoktur. Refahtan ise ise hiç pay alamamıştır.

EHP Basın Bürosu   >   23 Mayıs Salı 2017
erdoganin-ohalinde-patronlar-refahli-huzurlu;-iscilerin-grevleri-yasakli

AKP, işçilerin en doğal hakkı olan grevleri yasaklamayı alışkanlık haline getirdi. Bu kez cam grevini yasakladı.

Erdoğan partili olduğu kongresinde “Bize, ‘OHAL ne zaman kalkacak’ diye soruyorlar. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Huzura, refaha kavuştuğumuz ana kadar. Neyiniz eksik? Fabrikalarınız mı çalışmıyor, işyerinize mi gidemiyorsunuz, okullar mı kapalı? Neden olağanüstü hal kalksın?” diye sordu.

Erdoğan’ın huzur ve refah diye bahsettiği sermaye diktatörlüğüdür. İşçi sınıfının huzuru yoktur. Refahtan ise ise hiç pay alamamıştır.

Bu yüzden cam işçileri grev haklarını kullanmak istiyorlar. Üretimden gelen güçlerini, haklarını kullanmak istiyorlar.

Ama grev yine yasaklanıyor.

İşçi sınıfı yasaklanan grevlerini çalınan haklarını unutmasın. Sınıf kardeşlerinin yolundan ve mücadeleden ayrılmasın.

Herkes görsün.

İşçi sınıfının ekonomik sorunları rejim sorunudur.

Ya gelişen bu rejimi reddeder, her koşulda ve her imkanla direnmeyi öğreniriz ya da her şeyi bize zorla kabul ettirirler.

Grevleri yasaklama gerekçeleriyse “milli güvenliği bozucu” nitelik taşıması. Nasıl oluyor da otomobil camı, su bardağı üreten fabrikalarda uygulanan grev milli güvenliğe aykırılık taşıyor?

İktidar, işçilerin var olan bütün haklarını tırpanlayıp çaresiz bırakmak istiyor. Tıpkı kıdem hakkımızı fona devretmeye çalıştığı gibi. Tıpkı zorunlu bireysel emekliliği dayattığı gibi. Tıpkı bizleri açlık sınırının altındaki asgari ücrete mahkum ettiği gibi.

Ancak çaresiz değiliz. Rejim değişikliğine hayır diyen bizler, en doğal haklarımızın elimizden alınmasını da engelleyebiliriz.

Grevlerimiz meşru, yasaklayanlar gayrı-meşrudur. OHAL’in sürdürülmesinin de grevlerin sürekli yasaklanmasının da hiçbir mantıklı gerekçesi yoktur.

Son yaptıkları toplantıda görüldüğü gibi AKP ve Saray’ın boynu, TÜSİAD gibi patron örgütlerinin karşısında kıldan incedir. Bu yüzden atacakları her adım, işçilerin, emekçilerin aleyhine olacaktır. Her geçen gün bizlerin ekmeğine, aşına daha fazla göz koyacaklar.

Başkanlık rejimi, grevlerin yasaklanmasının sürekli hale getirilmesidir.

Bir avuç sömürücü ve onların iktidarını durdurmanın yolu, başkanlık rejiminin karşısında milyonların omuz omuza durmasından geçiyor.

Biz haklıyız, elbet kazanacağız.

EHP Basın Bürosu