Mağduru oynamayın meydanları halka açın

Soruyoruz: Bir yandan referandum yapıp, öte yandan karşı tarafı darbeci ilan etmek hangi demokrasi anlayışına denk düşer? Türkiye'de başta Taksim Meydanı olmak üzere onlarca meydan AKP tarafından zaten halka yasaklanmış durumdadır. AKP'nin haklar ve özgürlükler konusuna bakışı budur. Tek bir mitinginin yasaklanmasını 'Nazi uygulaması'na denk tutanlara sesleniyoruz: Eğer samimiyseniz, yasaklı meydanları halka açarsınız. Eğer samimiyseniz, halkın anayasal hakkı olan toplantı ve gösteri yapmanın önüne koyduğunuz onlarca engeli kaldırırsınız. Eğer samimiyseniz, üniversitede soru soran öğrencilerin ağzını kapatmaktan vazgeçersiniz. Eğer samimiyseniz, fabrikalarda hakkını arayan işçilerin grevlerini yasaklamaz, ertelemezsiniz. Taksim Meydanı'nı 1 Mayıs'ta işçilere açarsınız. Eğer samimiyseniz, 8 Mart'larda kadınlara meydanları yasaklamazsınız.

EHP Basın Bürosu   >   06 Mart Pazartesi 2017
magduru-oynamayin-meydanlari-halka-acin

Karargah rahatsız’ haberiyle başlayan mağduriyet avcılığı, şimdi de Almanya üzerinden devam ediyor.

Erdoğan, Almanya’yı demokrasiyle uzaktan yakından alakası olmamakla suçladı, mitingin iptal edilmesini Nazi uygulaması olarak niteledi. Aynı konuşmada Erdoğan, hayır’cıların darbeci olduğunu söyledi. AKP cenahı, başkaları kendisine en ufak haksızlık yaptığında mağduriyet çanlarını çalmaya başlıyor. Ancak kendi fikrine karşı çıkanları darbeci, terörist, vatan haini ilan etmekten de geri durmuyor.

Soruyoruz: Bir yandan referandum yapıp, öte yandan karşı tarafı darbeci ilan etmek hangi demokrasi anlayışına denk düşer?

Türkiye’de başta Taksim Meydanı olmak üzere onlarca meydan AKP tarafından zaten halka yasaklanmış durumdadır. AKP’nin haklar ve özgürlükler konusuna bakışı budur.

Tek bir mitinginin yasaklanmasını ‘Nazi uygulaması’na denk tutanlara sesleniyoruz: Eğer samimiyseniz, yasaklı meydanları halka açarsınız.

Eğer samimiyseniz, halkın anayasal hakkı olan toplantı ve gösteri yapmanın önüne koyduğunuz onlarca engeli kaldırırsınız.

Eğer samimiyseniz, üniversitede soru soran öğrencilerin ağzını kapatmaktan vazgeçersiniz.

Eğer samimiyseniz, fabrikalarda hakkını arayan işçilerin grevlerini yasaklamaz, ertelemezsiniz. Taksim Meydanı’nı 1 Mayıs’ta işçilere açarsınız.

Eğer samimiyseniz, 8 Mart’larda kadınlara meydanları yasaklamazsınız.

Mevcut siyasi iktidar ve Cumhurbaşkanı, ‘evet’i izah etme konusunda sıkışmış durumda. Evet’in herhangi bir inandırıcılığı yok. 18 maddeden 1 tanesinin bile memlekete ne fayda getirebileceğini açıklayamıyorlar. Bu sebeple, geçmiş seçim dönemlerinde sıkça sığındıkları mağduriyet limanına bu referandumda da uğramayı ihmal etmiyorlar.

Demokrasiye ilişkin samimiyetten uzak açıklamalarına mağduriyet avcılığıyla devam ederlerse ‘evet’i sandıkta değil ancak rüyalarında görürler. Hayır diyenler olarak, evet cenahının zalimden mağdur yaratma çabalarına izin vermemeliyiz.

Bizim ‘hayır’ için çok gerekçemiz var. Bütün gerçekleri tek tek anlatmaya devam etmeli, egemenliğimize sahip çıkmalıyız. Mağduriyet avcılığı dertlerine derman olmayacak. Meydanlarda da sandıklarda da biz kazanacağız, ‘hayır’ kazanacak.

EHP Basın Bürosu