Sömürü Kalkacak Egemenlik Halkın Olacak

Saltanatı alaşağı ederek var edilmiş bir meclis, tüm eksiklerine rağmen ülkede demokrasi deneyiminin en büyük adımıydı. Şimdi meclis, tek adam ve onun zümresinin kendi çıkarlarını sayısal olarak dayattıkları bir bina sadece. İktidardakiler, halkın farklı kesimlerinin seçilmiş temsilcilerine yaşam hakkı tanımamak üzere hareket ediyor.

Bugüne kadar “ulusal egemenlikten” sadece kuru söz olarak bahseden burjuva siyasetçiler, sadece sermayenin çıkarlarını savunmakla yetindiler. Halk egemenliği patronların iktidarı ile getirilemez. Sömürülen ve sömürenlerin çatışması ortadan kalkmadan, gerçek demokrasiden söz edilemez. Şimdi sonuçlarını, çok daha geriye düşmüş bir tek adam rejimi ile hep birlikte yaşıyoruz.

Böylesi pandemi günlerinde bile işçilerin gırtlağından geçen ekmeğe göz dikiyorlar. Yaşlılara ölümü reva görüyorlar. Kadınları şiddetle, gününü kutladığımız çocukları istismarla başbaşa bırakacak yasaları planlıyorlar. Gerçek demokrasiye kavuşmadan güzel günler yok. Ya emek verenler yönetecek ya tek adamların, tek başkanların, patronların iktidarları sürecek.

Hiçbir çocuğun ayağı yalın sırtı çıplak kalmadan, istismara uğramadan, sömürülmeden, öldürülmeden ve gülerek yaşadığı güzel günleri emek verenlerin yönetimi ile kazanacağız.