Kalın'ın Aklının Almadığı Gerçekler

Türkiye’de sormanın “yasak” olduğu soruları Alman muhabir İbrahim Kalın’a sordu. Sözcü, soruların da soruları soracak kişilerin de kendileri tarafından belirlendiği salonlarda konuşmaya alışkın. 2 tane farklı soruyla yüz yüze kalınca renkten renge girdi. Afalladı. Şaşaladı.
 
Muhabir hüküm giymeyen 24 HDP’li belediye başkanının görevden alınmasını sorunca Sözcü “yargılanacaklar” yanıtını verdi. Soylu ise yargılamalarda beraat edenlerin neden devlet görevine dönemediği sorusuna “elbette ki güvenmeyeceğim” diye yanıt verdi.
 
Ülkede rejimin hali bu. Atanmış bir topluluk her şeye karar vermek istiyor. Bugün hakim oluveriyorlar, yarın savcı. Atanmışlar olarak milyonların oylarıyla seçtiği kişilere terör yaftası yapıştırıp şak diye görevden alıyorlar. Kendi yandaşları, koca havayolu şirketleri bile batarken “ekonomide çığır açtık” deyince toplum buna inanıverir zannediyorlar. Bir gün ABD’ye bir gün Rusya’ya sarılınca işin içinden çıkarız diye düşünüyorlar. Bu hep böyle gider diye düşünüyorlar. 
 
Bu böyle gitmez. Sorulara mantıklı bir cevapları yok. AKP yolun sonuna yaklaşıyor. Dün Alman muhabirin sorduklarını, yarın bütün bir toplum soracak. O zaman kaçacak yerleri kalmayacak.