Kürt halkının gerçek dostu işçi sınıfı ve sosyalistlerdir

Siyasi iktidar kendi bekası için her şeyi göze alıp tüm ülkeyi bir maceraya sürükledi.

Kendisinin fetih demekten çekinmediği ama muhalefete savaş demeyi bile yasakladığı bir sürecin içerisindeyiz.

Bu savaşa karşı çıkmak konusunda gerçek sosyalistler ve Kürt halkının temsilcileri dışında başka hiçbir kesimden tutarlılık beklenemez.

CHP devlete ve sermayeye göbekten bağlı bir partidir. Devlet isterse savaşa girer, sermaye isterse işçi sınıfını satar. Seçimlerde “bas geçci” olanlar tweet attı diye savaş karşıtı olmaz.

Sosyal medya solunun, sınıfsız demokrasicilerin, adında “işçi, komünist, sosyalist” geçen “sol milliyetçilerin” anti-emperyalistlerin barutu bitti.

İlkesel tutum gösterilmesi gereken her konuda sağa sola yalpalamayı “akıllılık” olarak benimseyen tüm eğilimler bugün savaşa karşı alınacak tutum karşısında CHP’den tutarlılık bekliyorlar. CHP tersten tutarlıdır. Bu savaşa karşı çıkması onun için radikal bir değişiklik olacaktı. Elbette bu değişikliğin olması bölge, ülke halkları ve emek verenler adına en iyi gelişme olabilirdi. Ancak görüldüğü gibi, olmadı.

Anlık çıkarları için CHP’ye toz kondurmayan tüm eğilimler bugün CHP eleştiricisi kesiliyor. Elbette ki eleştiriniz. Ancak CHP hiç çekinmeden savaşa destek verirken neden bu kadar rahat? Bir düşününüz.

Koşulsuz verdiğiniz destekler, programsız yürüttüğünüz ittifak politikalarının bir sonucu da ne yazık ki işte budur. Siyasal mücadele yerine diplomasi, örgütlü mücadele yerine lobicilik yaparak CHP’yi ancak buraya kadar “etkileyebilirsiniz”.

Gerçek sosyalistler “savaş değil ekmek” sözünü yükseltmeye devam edecek. Her zaman söylediğimiz gibi dünya sosyalist hareketinin paslı kılıcından başka silahımız yok. Emek verenlerin ve ezilen halkların bu barbarlık karşısında tek kurtuluş umudu işte o paslı kılıçtır.