İstanbul Kriz Yaratanların Değil Emek Verenlerindir

Sosyalistler Seçildiğinde Neler Yapacak?

1. İşsizliğe Karşı Yerel Yönetimler Üretime Dönük Yatırım Yapacak:
Ülke borç batağına batmış, işsizlik ve enflasyon kabul edilemez düzeylere fırlamış durumda. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Tahminler, temel ekonomik göstergelerin daha kötüye gideceği yönünde.

Bir yandan devlet giderek daha fazla kamu hizmeti sunmaya zorlanmalı. Diğer yandan kentli nüfuslar kendi kendine örgütlenerek bu hizmetleri sahiplenmeli, onlardan faydalanmalı, çevreye ait metalaşmamış müşterek alanları genişletmek ve iyileştirmek yönünde çalışmalarda bulunmalıdır.

Seçilmiş belediye organları, şehirdeki işsizlik sorununa çözüm olabilecek, üretime yönelik yatırımları gerçekleştirmek üzere en üst düzeyde sorumluluk üstlenmelidir.

2. Pahalılığa Karşı Eğitim, Sağlık ve Ulaşım Ücretsiz Olacak:
Hayat pahalılığını azaltmak üzere eğitim, sağlık ve ulaşım gibi kamusal hizmetler ücretsiz olarak sunulmasında yerel yönetimler rol almalıdır. Temel gıdaya ucuz bir şekilde ulaşılması üzere belediyeler, üreticiden tüketiciye kadar gerekli olan kanalın yaratılması konusuna el atmalıdır. Bilgi ve kültürün özelleşmesi ve para ödenir hale gelmesi engellenmelidir.

3. Doğanın Tahribatına Karşı Bütün İmkânlar Zorlanarak
Yeşil Alana Yer Açılacak:

Sermaye, kar oranlarını yüksek tutmak için doğanın tahribatını dikkate almadan, şehri kentsel büyümeye kurban ediyor. Siyaseti tayin edenler, kent kaynaklarını yağmalayarak yandaşlarını palazlandırmanın derdinde. Bunu büyük inşaat projeleriyle yapıyor.

Sosyalistler ise bütün mekânsal imkânlar zorlanarak şehirde yeşil alana yer açacak. Şehirden geçen bütün akarsular tamamen temiz hale getirilecek. AKP’nin başlatmaya çalıştığı “Kanal İstanbul” gibi doğada geri dönülmez yıkımlar yaratacak projelere sonuna kadar karşı çıkılacak.

4. Ulaşımın Rahatlaması İçin Metro Ağı Hızla Tamamlanacak:
Ulaşımda yaratılmış korkunç bir trafik belası var. Bu beladan kurtulabilmek üzere metro sisteminin en hızlı şekilde şehrin her yerine uzanacak bir ağa dönüşmesi sağlanacak. Şehir halkı için bir eziyet haline gelen “Metrobüs” uygulaması tamamen kaldırılacak. Her yönden denize kıyısı olan İstanbul’da deniz yolu ulaşımının yaygınlaştırılması gerçekleştirilecek.

Egemenlik, Tek Adam Rejiminin Değil
Bu Ülke ve Şehre Emek Verenlerindir

Şehri emekçiler ayakta tutuyor. Şehri emekçiler geçindiriyor. Şehri emekçiler üretiyor. Şehri kim ayakta tutuyor, kim geçindiriyor ve şehri kim üretiyorsa yöneten de onlar olacaktır. Şehir hakkı ve şehrin insanlığa yaraşır bir şekilde çehresini değiştirme hakkı ancak ona emek verenlerdir.

Şehir mücadelesi, emekçilerin ürettiği ortak yaşamı dur durak bilmeksizin sömüren ve ondan rant devşiren sermayenin iktidarını hedef alır. Hâkim sınıfsal ilişkilerin dışında bir kentsel yaşamın yeniden canlandırılması ve inşa edilmesi için, parasal güce dayalı mevcut sistemin aşılması gerekir.

Çoğunluk olan kentsel yaşamı üreten bütün insanlardır. O halde, söz yetki karar ve iktidar da onların olmalıdır. Ülkenin tüm şehirlerinden yükselen egemenliğe el koyma iradesi tek adam rejimine son verecektir.

Şehir hakkı, sosyalist bir iradenin yoksulluğu ve toplumsal eşitsizliği ortadan kaldırması, doğanın tahribini durdurması ve tümüyle farklı bir yöntem üzerinden şehri yeniden inşa etmesidir. Bunun gerçekleşebilmesi için sermaye birikimini mümkün kılan yıkıcı kentleşme biçimlerine son verilmelidir.

Nasıl Bir Demokrasi?

Şehirde ve Ülkede Gerçek Demokrasi İçin Söz, Yetki, Karar Meclislere
Seçim süreçleri ve oluşturulan yerel düzeyde ya da ülke çapındaki yönetim mekanizmaları demokrasi için yeterli değil. Demokrasinin gerçek anlamda hayata geçebilmesi için şehir halkının her düzeyde meclisler oluşturması gereklidir. Bu meclislerin ortak siyasal karar alabilmesi üzere hem kademeli, hem de yatay örgütsel işleyiş biçimlerini uygulaması kaçınılmazdır.

Bir toplumsal hareket, belli bir an geldiğinde bir genelleme altında toplanmayı, ülke ölçeğinde örgütlenmeyi başarmalıdır. Bununla beraber, her ilde meclislerin oluşturulması ve aktif olarak işletilmesi, yerinden yönetim anlayışının ilerlemesi olanaklarını sağlayabilir.

Meclisler, yurttaşların seçtikleri belediye başkanı ve belediye meclisi üyeleriyle sürekli bağlar oluşturulmasını ve aynı zamanda yönetimle ilgili bütün işlerde kamuoyu denetimini sağlar. Halk siyasete katılım ve doğrudan demokrasi deneyimlerini yaşamalıdır. Seçilmiş belediye organlarının en başta gelen görevi halk meclislerinin oluşmaya çalışmaktır.

Seçilmiş belediye başkanlarını görevinden almak ve yerine bir devlet görevlisi atamak kesinlikle kabul edilebilecek bir uygulama değildir. Seçimle gelmiş yerel yöneticilerin konumunu değiştirebilecek tek şey, eğer adli bir suç yoksa, ikinci bir seçimdir.

Sendikalar salt işyerlerini veya belli bir sektörü değil, bütün bir şehri örgütlemek üzerinden harekete geçmelidir. Şehirlerin örgütlenmesi ancak sendikanın kentte bulunan toplumsal gruplarla birlikte hareket etmesiyle mümkün olur. İş alanlarından, hemen çevresindeki yaşam alanlarına, mahallelere yönelen bir örgütlenme tarzı benimsenmelidir. 

Emekçi Hareket Partisi