Üretenlerin Örgütlü Gücü Ekonomik Krizler Yaşatan Gidişata El Koyacak

 Neden Kriz Oldu?
Kriz zaten kapitalist ekonomiler için kaçınılmaz bir sondur. Türkiye'nin yaşadığı kriz, toplam 467 milyar doları bulan dış borcuyla, bir borç krizidir. AKP hükümeti yurtdışından gelen kredileri, palazlandırmak istediği inşaat sektöründeki yandaş sermaye bloğuna düşük faizli olarak pompaladı. Erdoğan, bu sermaye bloğunu, yarattığı tek adam rejiminin destekleyicisi olarak beslemeye devam etmek istiyor. Devasa boyutlara ulaşmış inşaat sektörü araçlarını, bir gün bile çalıştırmadan tutmak onlar için büyük zarar. O nedenle Erdoğan, 100 günlük eylem planında yine sadece inşaatlar yapacağını açıklıyor.
 
 
1. Üretenlerin Örgütlü Gücü
Ekonomik Krizler Yaşatan Gidişata El Koyacak
Mevcut düzen ve hükümet borç batağı kriziyle Türkiye'nin emekçi sınıflarına hiçbir gelecek veremediğini açıkça ortaya koydu. Bu düzen ve hükümet yarattıkları yıkımın bedelini ödeyerek sahneden çekilmeli. Bundan böyle ülkenin geleceğine el koyacak olanlar bu ülkenin üretenleri yani işçileri, emekçileri ve köylüleridir. Üretenler, ülkenin krize sokulmuş olmasına karşı ülke çapında, her çalışma biriminde, her işçi havzasında ve her köyde örgütlenmek üzere harekete geçecek. Asgari düzeyde elektronik ortamda bir haberleşme ağı kurulmasıyla başlanarak işyeri komiteleri ve meclisler düzeyine kadar yükselen örgütlenmeler yaratılacak. Ülkeyi krizin yıkımından kurtarmanın tek yolu emekçilerin örgütlü olarak politik mücadele vermesidir. Ekonomiyle ilgili temel kararların alınmasını sağlamak üzere her 3 ayda bir ülke çapında Üretenlerin Ekonomi Şurası toplantısı gerçekleştirilecek. Kamu İhale Yasası yandaşlara ayrıcalık yaratmak için 16 yılda 186 kez değiştirildi. Şuranın ele alacağı ilk iş, bir daha değiştirilmemek üzere yasayı adaletli ve objektif niteliğiyle düzenlemek olacak.
 
2. Emekçi Halkın Kullanmadığı Borçların Ödenmesi Reddedilecek
IMF’yle Görüşülmeyecek
Türkiye çapında örgütlenen emekçi halk, asıl olarak yurtdışı kredi kuruluşlarından alınarak AKP destekçisi olan sermaye bloğuna peşkeş çekilen borçların ödenmesi reddeder. IMF ya da benzeri herhangi bir emperyalist yapıyla yeni borçlar almak üzere görüşülmesi söz konusu değildir. Bu aşamadan sonra borçlanma yoluyla değil, öz kaynaklara başvurularak ve kamunun kaybettiği iktisadi kuruluşların geri alınıp en üst düzeyde işletilmesiyle sanayi üretimi yapılmalıdır.
 
3. Sanayi ve Tarım Üretimi İçin 
Kamu Yatırımı Yapılacak ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Harekete Geçirilecek
Dış borca, ithal ürün ve enerjiye bağımlı, inşaat sektörü ve rant talanına yönelmiş bir ekonomi yerine en üst düzeyde sanayi ve tarım ürünleri üretimini gerçekleştiren bir Türkiye yaratılacak. Eğer ekonomiye müdahale edecek ve ekonomiyi canlandıracak araçlar aranıyorsa bu asıl olarak o ülkedeki kamu iktisadi teşebbüsleridir. Bütün özelleştirme girişimleri ve kamusal varlıkların satışı durdurulacak. Bugüne kadar yapılmış özelleştirmeler sonucunda elden çıkan iktisadi kuruluşlar yeniden kamuya kazandırılacaktır. Atılması gereken adım kamu aracılığıyla büyük bir sanayi ve tarım üretimi için gerekli yatırımların ülke çapında başlatılmasıdır.
 
4. İşçi Denetimi İşten Çıkarmalara İzin Vermeyecek
Tam İstihdam Yönünde Yürünecek
Ülkede işsizlik resmi rakamlara göre %10 üzerinde seyrediyor. Gerçek oransa %15'in üstü olarak dikkate alınmalı. Emekçiler, işyerlerindeki işçi komiteleri aracılığıyla gerçekleştirdikleri işçi denetimiyle kriz fırsat bilinerek uygulanmak istenen işten çıkarmalara asla geçit vermeyecek. İşten çıkarmaların yasaklanmasını sağlayan yasal düzenlemeleri hayata geçirecek. İşsizlik ve emeklilik fonu bütün suistimallerden uzak tutularak tamamen emekçi örgütlenmelerinin inisiyatifine bağlı hale getirilecek. Enflasyonun ve paranın değerinin düşmesinin etkilerine karşı emekçilerin ücretlerinin yükseltilmesi yönünde yeniden düzenlenecek. İstihdam yaratan sanayi ve tarım üretimi yönündeki büyük kamu yatırımları dalgası sayesinde işsizlikten tamamen kurtulmak mümkün olacaktır.
 
5. Büyük Ölçekteki Kar, Rant ve Servet Vergilendirilecek
Vergideki adaletin sağlanması üzere dolaysız vergiler en düşük düzeyine çekilecek. Kar, rant ve servetin doğrudan vergilendirilmesi uygulamasına geçilecek. Devlete örtülü finansman yükleri getiren kamu-özel ortaklığı büyük projelerin sözleşmeleri halkın çıkarları yönünde yeniden düzenlenecek. Bu tür projelerin gelir garantisine son verilecek. Yenilerin yapılmasına izin verilmeyecek. Emeğiyle geçinen, borçlarla baş edemeyen halkımızın borçları Üretenlerin Ekonomi Şurası’nın görevlendirdiği birimler tarafından incelenecek. Bu birimler borçların ertelenmesi, faizlerinin kaldırılması ya da tamamen silinmesini sağlayacak.
 
6. Köylü Halkımız Tarımsal Üretimi Artıracak, Aracı-Komisyoncuları Devreden Çıkartacak
Son yıllarda milli gelir içinde tarımın inşaat sektörüne oranı neredeyse yarı yarıya düşmüş durumda. Tarımımız ve dolayısıyla köylü halkımız çökertilmeye çalışılıyor. Köylü halkımızın tarımı geliştirebilmesi üzere büyük kamu yatırımları yapılacak. Tarımsal ürünlerin üretimi artırılacak. Ürünlerin halka ulaşması sürecinde aracı-komisyoncu olanlar devreden tamamen çıkartılarak gıda ürünlerinin en ucuz hale gelmesi sağlanacak. Ürünlerin halka ulaştırılması işini devlet ve kooperatifler üstlenecek.