Seçimin Seyircisi Olunmaz Hep Beraber Seçim Mücadelesine

AKP-MHP ittifakı, muhalefetin toparlanmasını engellemek ve oy hırsızlığına zemin yaratmak için Cumhurbaşkanlığı seçimini ve genel seçimleri 2019’u beklemeden erkene aldı.

Erken de olsa zamanında da olsa, en başından beri seçim sürecine seyirci kalmadığımız gibi, şimdi de kalmıyoruz. Seçim mücadelesindeyiz. Oy isteyeceğiz, oy vereceğiz, sandıklara sahip çıkmak için seferber olacağız.

Zaman kısıtının yanı sıra, en ağır yasal koşullar dayatılarak meclis dışından cumhurbaşkanı adayı çıkarılmasının imkanları neredeyse ortadan kaldırıldı. Solun ortak aday imkanı yakalanamamış olsa bile, bugün Erdoğan’ın karşısında sadece sağ adaylar değil, demokrasi mücadelesinin adayları da olacaktır. Adayların netleşmesiyle birlikte daha önceki seçimlerde olduğu gibi seçim ve aday mücadelesinin aktif bileşeni olacağız.

Üzerimize düşen Hayır’ın dinamizmini seçim mücadelesi ve sandık güvenliği için 24 Haziran’a taşımaktır. Herkes bu tarihsel süreçte taşın altına elini koymalıdır. Milyonların seçim mücadelesi AKP-MHP ittifakını her ne pahasına olursa olsun sandıklara gömebilir.

Bu süreç, esas olarak saray rejimi için çetin olacak. Kaybetmekten bu kadar çok korkan iktidarın, seçimlerden birinde olmazsa ikincisinde kaybetmesi kaçınılmazdır. Bu yüzden bir kere kazanmamız yetecektir.

Solun geç kaldığı dünden belliydi

Saray ittifakının 16 Nisan’ın hemen ardından mitingleri, seçim çalışmaları sürerken, “Hayır” dinamiğini arkasına alan sol ise “2019’a çok var” diyerek bugünkü “kaçırdık, geç kaldık” sonucunu dünden tercih etmişti. Bugüne kadar “OHAL’de seçim olmaz” denirken, bugün hem de OHAL koşullarında ortak adaylık çağrısı da yapsalar, solun seçeneği üzerine söylem de geliştirseler siyasetsizliği solda bir çizgi halinde sürdürmeleri bundan sonra giderek zorlaşacağa benziyor.

Diğer taraftan bu sürecin izleyeni ve beğenmeyeni olamayız. Biz toplumun büyük çoğunluğu gibi AKP'nin gidişi için çabalayan, kafa yoran, direnen, mücadele eden tarafta olmak zorundayız. Bu bağlamda sosyalist siyasetin bugünkü hedefi “adayları beğenmiyoruz”un ötesinde, Erdoğan’dan kurtulma hedefidir. Ne mutlu ki “kimlik olarak sosyalist”ler dışında sosyalizmin zengin metotlarından yola çıkarak siyasal mücadele yürütenler de eskiden olduğu gibi bugün de var.

AKP-MHP ittifakından kurtulalım

Son durumda muhalefetin ortak bir adayının olması ihtimali sağlanamadığı için hedefimiz saray ittifakını yenecek olan, her kesimin sandığa en fazla katılımla gitmesi ve seçim sürecinde aktif rol almasını sağlamaktır.

En başta yapacağımız; AKP-MHP ittifakından kurtulmaktır. Emekçilerin ve ezilen tüm kesimlerin ülkemizde ve bölgemizde kurtuluşunun anahtarı sadece budur.