AKP antiemperyalizmi, Amerikalı şeker tekelinin emriyle bitti

Evrensel bilimin bile yerlisini arayanlar bunlar değil miydi? Yerli ve milli ekonomi, yerli ve milli eğitim, sağlık, pazar, kültür, yaşam ne ararsanız yerli ve millisini istiyorlardı. Akşam sabah demeden, yerli ve milli olana övgü dizip, sınırların dışında başlattıkları savaşı bile emperyalizme karşı yürüttüklerini anlatıyorlardı.

Ama sıra 14 şeker fabrikasının satışı konusuna gelince; ne yerlilik kaldı, ne millilik, ne de antiemperyalistlik! Şeker fabrikaları, kendini çok yerli ve milli düşkünü gösteren bu hükümet tarafından satılıyor. Şeker fabrikalarının satılmasına sebep olan raporu hazırlayan ise, ABD’nin şeker tekeli Cargill. Yani gün boyu ana haberlerden izlediğimiz ABD karşıtı söylemler, mevzu bahis olan özelleştirmeler olunca, bir anda rafa kalkıveriyor.

Büyüyen ekonomi yalan, şeker fabrikalarının talanı gerçek

Şeker fabrikalarının satılması demek, bu fabrikalardaki 14 bin işçinin işsiz kalması demek. Şeker pancarı üretilen tarım arazilerinin ve çiftçilerin boşa düşmesi demek. Bu yolla geçimini sağlayan ailelerin göç etmek zorunda kalması demek.

Şimdiye kadar üzerinden politika yürütülmekte beis görülmeyen yerli ve millilik edebiyatının,tamamen yerli halktan oluşan milletin geçimi söz konusu olduğunda ise, tamamen hiçe sayıldığı ortada.

Geçinemiyorum diyen işçilerin kendilerini yakmak zorunda kaldığı, on binlerce atama bekleyen öğretmenin olduğu, on binlerce mezunun işsizlik nedeniyle intihar ettiği bugünlerde, sınırların dışına başlatılan operasyona milyonlarca lira akıtılıyor. Bir de üzerine, adeta dalga geçilircesine, savaşın ekonomiyi ne kadar da olumlu etkilediği anlatılıyor.

Geçtiğimiz ay ekonomi %11'le tarihin en önemli büyümesini gösterdi diyenler bunlar değil miydi? Ekonomi büyüdüyse bu kadar işsiz neden? Bu kadar fabrikanın satışı neden? Ekonomi kötü ise, milyonlarca liranın akıtıldığı savaş neden?

Dün Tekel, Bugün Şeker

AKP Talanına Son!

AKP ekonomik istikrar yalanını ya yıkıp yıkıp yeniden yaptığı beton ekonomisi ile, ya da kamuya ait tüm kaynakları satması ile yıllardır sürdürüyor. Ülkenin kamu kaynaklarından en büyüklerini satışa çıkarması, sıcak para akışı uğruna kamu istihdamını ve üretim kaynaklarını hiçe sayması ilk değil.

Tekel işçilerinin mücadelesi unutulmasın. Büyük bir nüfusun geçim kaynaklarını elinden alma cesaretini gösterenler, bunun karşısında direnenleri de unutmamalıdır. Ekmeği, geleceği elinden alınmış bir topluma anlatılacak yerli ve milli edebiyatının hiçbir karşılığı yoktur. Şeker işçisinin ve çiftçisinin elinden ekmeğini almak, ekran başından nara atmaya benzemez. Tekel işçileri bunun örneğini nasıl gösterdilerse, şeker işçileri de gösterecektir. Savaşın içerde yarattığı baskı ortamı bile, ekmeği için mücadele eden milyonları durduramaz.

Şeker fabrikaları satılamaz.