Metal İşçisinin Ekmeğinden Elinizi Çekin

130 bin metal işçisinin grev kararı Bakanlar Kurulu tarafından “milli güvenlik” gerekçe gösterilerek yasaklandı.
 
Tam da patron sendikası MESS’in lokavt kararının ardından ve işçilerin MESS ile görüşme yapacakları gün gelen bu yasaklama kararını alanlar işçi düşmanıdır!
 
İşçilerin ekmeği, patronun insafına terk edilemez. Milli güvenlik diyorsunuz. 130 bin işçi milletten sayılmıyor mu? Milletin değil, patronun cebinin güvenliğini alıyorsunuz. Grev metal işçisinin hakkıdır. Engellenemez.
 
Milli güvenlik gerekçesiyle yasaklanacak bir şey varsa, o da işçinin grev hakkı değil, savaş politikaları olmalıdır.
 
“OHAL'i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz”, “Ne kadrosu, çalışıyorsunuz işte”, “Kaç kere anlattık taşeronu anlamıyorsunuz” Bu sözleri unutmadık, bunlar grev yasakçılarının sözleri.
 
 
Asgari ücrete yaptığınız üç kuruş zammı işçilere müjde gibi sunarsınız. Taşerona kadro veriyoruz deyip, ne zaman vereceğinizi soran işçileri azarlarsınız. Söz konusu işçinin ekmeği için greve çıkması olunca da, grev yasakçısı kesilirsiniz. İşçinin değil, patronun çıkarını koruyorsunuz.
 
İşçilerin her türlü hakkını elinden almaya çalışanlara, işçi düşmanlarına, grev yasakçılarına karşı verilecek en güzel cevabı metal işçisi veriyor: Grev yasağınızı tanımıyoruz!
 
Daha çok kar için düşük ücrete, güvencesiz çalışmaya mahkum edilen, ücretsiz fazla mesai dayatılan, üç kuruş zamla susturulmak istenen işçiler; bu adaletsizliğe karşı direnecekler. İnsanca yaşamak için direnen metal işçileri kazanacak.
 
Geçim derdini duyurmak için kendini yakmak zorunda kalan işçiler, açım diyerek İşkur önünde hükümeti protesto eden işçiler, grev yasağını tanımayan işçiler; işçi düşmanlarından hesap da soracak.
 
Grev yasakçıları kaybedecek, grev yasağını tanımıyoruz diyen metal işçileri kazanacak. Birleşe birleşe kazanacağız diyen işçi sınıfının mücadelesi kazanacak.