TEOG'un kaldırılması eğitimde eşitliğin kaldırılması içindir

Çocukların eğitimde eşit fırsatlara sahip olmaları şarttır. Bunun için de merkezi bir sınav sisteminin olması da şarttır. Bu nedenle sınavlardan reddedilerek geçilemez. Elbette şu an ki eğitim sisteminin TEOG’unu kabul etmek zorunda değiliz. Fakat tüm çocukların eşit olacağı bir sınav sisteminin olmaması eğitimde koca bir sorunun başlangıcıdır.

Bu değişiklik TEOG yerine torpil sisteminin getirilmesi demektir. Merkezi sınav sisteminin kalkışı torpil ve eşitsizliğin esas ortaya çıkmasına sebep olan sistemsizliği ortaya çıkarır. En merkezi sistemde bile sınav sorularını çalıp milyonlarca gencin geleceğiyle oynayanlar son değişiklikle yaratılan bu başıboşlukla her türlü adaletsizliği yapacaklardır.

Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını reddetmemiz gerektiği gibi merkezi bir yerleştirme sisteminin kaldırılmasını da ilkesel olarak reddetmeliyiz. Nasıl ki milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması herkesin değil sadece muhalif vekillerin dokunulmazlığının kaldırılmasıysa merkezi denetim sisteminin ortadan kaldırılması da yoksul halk çocuklarının iyi bir eğitim alma şansını tamamen yok etmektir.

Burada sorun şudur; şimdiye kadar köylerde okumak zorunda olan çocukların birinci olmasına sevinilirken, şimdi onların otobüse atlayıp en iyi okulların sınavlarına girmesini mi bekleyeceğiz bu gerçeklik dışıdır. Kaldı ki daha yerine ne geleceğini bilmediğimiz sistem kaldırıldı. Şuan 8. Sınıfta olan çocukların neye göre liseye geçecekleri bile belli değil.

Ortaokul İmam Hatiplerinin ilk mezunlarını vereceği yılda sınav sistemini değiştirmekteki amaç eğitimdeki çöküşü gizlenmektir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Her beş İmam Hatipli Liseli’den yalnızca birinin üniversiteye girmesi 15 yıllık iktidarlarında eğitimin ne durumda olduğunun kanıtıdır.

Çocukların geleceği tek bir kişinin iki dudağından çıkacak lafa göre belirlenemez. Eğitim sistemiyle yapboz gibi oynayanlara karşı durmak bu dönemde en önemli mücadeledir. Bilimsel ve laik eğitim isteyen tüm kesimlerin bu dayatmaya karşı bir arada olacağı ve harekete geçeceği yegane zemin meclislerdir. Bu yüzden herkesi meclislerde buluşmaya çağırıyoruz.