Şaibeli seçimin gerçek sonucu: Diktatörlüğe hayır tokadı

AKP ve Saray, diktatörlük hedefiyle girdiği bu yarıştan büyük bir hezimetle çıktı. OHAL ortamında ülkeyi referanduma götürdüler. Referandum sürecinde devletin bütün imkanlarını kullandılar. Her türlü mağduriyeti, hayır’ın üzerinde kurulabilecek her türlü baskıyı denediler. Çok geniş bir çıkar zinciri kurup, birçok kesimi bu zincire bağladılar.

Final anında YSK’yı ve Anadolu Ajansı’nı devreye soktular. YSK Başkanı’nın yangından mal kaçırırcasına yaptığı açıklama talimatın AKP’den geldiğinin kanıtıdır. YSK’nın “mühürsüz zarf” kararı hükümsüzdür.

Bütün bu sürecin sonunda, evet oranı AA’nın manipülatif sonuçlarına göre bile %50’yi ancak kıl payı aşabildi.

En başından beri her şeyi yüksek doz kullanan AKP, bunun karşılığını sandıkta alamadı. Mevcut sonuçlara göre bile, başkanlık rejimi gayrı-meşrudur. 3 büyük metropolde ve büyükşehirlerin çoğunda hayır’ın zaferi apaçık ortadadır. AKP-Saray çizgisinin hayal ettiği diktatörlük yapısını %51’le inşa etmesi mümkün değildir. Bu referandumla birlikte büyük bir otorite kaybı yaşayan AKP, kendisini yok oluşa sürüklenmekten alıkoyamayacaktır. Bu sonuç, bir kere bile hayır diyenlerle aynı televizyona çıkmaya cesaret edemeyen AKP’yi tir tir titretmektedir.

Hem Meclis’te görüşülürken hem referandum sürecinde bir türlü ikna edemedikleri ‘fesih yetkisi’ gibi birçok maddeyi, halk şimdiden mücadelesiyle ortadan kaldırdı.

AKP ve Saray diktatörlüğünün karşısında %49’luk bir direniş vardır.

Toplumsal muhalefet; referandum sürecinde büyük bir direnç ve kararlılıkla AKP’nin güç kaybetmesini sağladı. Hayır cephesi, diktatörlüğe karşı yürüttüğü mücadeleyi aynı kuvvetle sürdürmelidir. Parça parça da olsa, örgütlü ve sistematik biçimde yürütülen hayır mücadelesi, diktatörlük heveslilerinin heveslerini kursaklarına dizmiştir. Çok çetin mücadelelerden sonraki yenilgiler, yenilgi olarak sayılmaz. Hayır çıkmış kadar bir başarı elde ettiğimizin hep birlikte farkında olmalıyız.

Metropoller hayır dedi. Toplumun kalbinin attığı tüm şehirler artık hayır’ın çoğunluk zaferini ilan ettiği yerlerdir. Her gün çıkıp televizyonlarda anlatılan “%60’lık Türkiye sosyolojisi” hayır oylarıyla yerle bir edilmiştir.

Hayır’ın kazandığının bir diğer kanıtı da özellikle İstanbul’da yankılanan tencere-tava sesleridir. Yıldırım ve Erdoğan’ın oldu-bittiye getirmeye çalıştığı konuşmasının sesini, tencere-tava sesleri bastırmıştır. Hayır Meclislerinin kuvvetli olduğu yerlerde, halk sokaklara dökülmüş, şaibeli sonuçlara itiraz etmiştir. Hayır Meclislerinin kuvvetli olduğu yerlerde sokağa çıkılabilmiş olması, toplumsal muhalefet açısından, demokratik zeminlerde kurulan birliklerin önemine işaret etmektedir.

Kaybetmeye mahkum olan AKP’nin karşısında, halkın kendi meclisleri olan Hayır Meclislerini korumalı ve mücadeleye bu birikimle devam etmeliyiz.

EHP Basın Bürosu