Egemenlik Hepimizin

Şimdiye kadar ileriye doğru değişen ülke tarihi, yüzyıllar öncesine Osmanlı'nın bile gerisine götürülmek isteniyor. Buna karşı tercihimiz elbette hayır olacak ve üstün gelmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hayır demenin birçok gerekçesi var ancak en önemlisi Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda Meclis'in ne olacağıdır. Meclis Genel Kurul salonunda herkesin bildiği üzere "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" yazıyor. Başkanlık sistemi gelirse işte bu yazı anlamını yitirecek. Egemenlik elimizden alınacak.

(ÖD)   >   15 Şubat Çarşamba 2017
egemenlik-hepimizin

16 Nisan’da Türkiye geleceğini oylayacak.  Evet sonucu çıkması durumunda bu referandum ile ülke daha önce görülmemiş biçimde geriye gidecek. Sürekli “parantezi” kapatmaktan söz edilmesi, parlamenter sistemin yok edilmek istendiğinin açık kanıtıdır. Şimdiye kadar ileriye doğru değişen ülke tarihi, yüzyıllar öncesine Osmanlı’nın bile gerisine götürülmek isteniyor.

Buna karşı tercihimiz elbette hayır olacak ve üstün gelmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Hayır demenin birçok gerekçesi var ancak en önemlisi Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda Meclis’in ne olacağıdır. Meclis Genel Kurul salonunda herkesin bildiği üzere “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” yazıyor. Başkanlık sistemi gelirse işte bu yazı anlamını yitirecek. Egemenlik elimizden alınacak.

Değişiklik ile Cumhurbaşkanı’na kararname düzenleme yetkisi verilecek.Bakanlar Kurulu ve Bakanları denetleme yetkisi Meclis’ten alınarak Cumhurbaşkanı’na verilecek.

Meclis’in araya girdiği dönemlerde toplantıya çağrılması önceden Bakanlar Kurulu tarafından yapılabiliyorken artık sadece Cumhurbaşkanı tarafından çağrılabilecek.

Milletvekillerinin soru önergeleri ile denetleme işlevi tamamen ortadan kalkmış olacak.

OHAL ilan etme yetkisi Bakanlar Kurulu’ndan alınarak Cumhurbaşkanı’na verilecek.

Cumhurbaşkanı’na Meclis’i feshetme yetkisi verilecek. Biz seçeceğiz, birileri feshedebilecek!

Tüm bu düzenlemeler gösteriyor ki, seçtiğimiz Milletvekillerinin Meclis’te söz hakkı kalmayacak. Öyle ya da böyle Cumhurbaşkanı’nın dediği olacak. Peki biz, oy vererek, seçim yoluyla Meclis’e gönderdiğimiz Milletvekilleri aracılığıyla kendimizi ifade edemeyeceksek, nasıl ifade edeceğiz?

Burada ciddi bir sorun var. Bu anayasa değişikliği ile egemenliğin tam olarak toplumun elinden alınması ile karşı karşıyayız. Daha önceki dönemlerde en azından seçim yapabilme imkanıyla bir düzeyde inisiyatif halkın eline geçmişken şimdi bu hakkımız bile elimizden alınacak. Demokratik anlamda kazandığımız haklar bütün düzeyleriyle ortadan kalkmış olacak. Halk kendini basit bir parlamento düzeninde bile ifade edememiş olacak. Yetki tek bir kişinin inisiyatifinde olacak bu her kim olursa olsun.

Daha teklifin konuşulmaya başlanması ile bir takım Osmanlı torunlarının çıkıp İstanbul’un belli bölgelerinde arazi talep etmesi tesadüf değil. Başkanlık Sistemi ile bu babadan oğula yönetim şeklinin, idarenin tek bir aileye verilmesinin kendi işlerine yarayacağını çok iyi bildiklerinden böyle yapıyorlar.

İşte bu yüzden, egemenliğimizi almaya çalıştıkları için onlara verecek tek bir cevabımız var: HAYIR! Egemenlik hepimizin!

Eğer gerçekten egemenlik kayıtsız şartsız milletin olsun istiyorsak bu teklifi geri püskürtmeliyiz. Geri püskürtmek için sadece Hayır demek yetmez, Hayır mücadelesi yürütmeliyiz, henüz karar vermemiş olan herkesi ikna etmeye çalışmalıyız.

İstikrar dedikleri, hızlı işleyiş olacak dedikleri yalanlara karşı gerçekleri söyleyecek olanlar bizleriz. İstikrar, hız, güçlü Türkiye yalandır; gerçekte Türkiye fırtınalı bir denizde iken yönetim sisteminde değişiklik istikrar için en büyük tehlikedir. Rejim değişirken, inandırmak için “sistem değişiyor” diyorlar ama halkın gündeminde geçim derdi, can derdi varken sistem de değişemez. Nitekim Türkiye halkı bu tehlikeyi görebilir ve hayırda birleşebilir.

Referandum günü olan 16 Nisan’a kadar, halkın hayırda daha çok birleşmesi ve kazanması için elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Bu mücadeleyi yürütmek için Hayır diyenlerin bir araya gelmesi çok önemli. Bu yüzden başta Demokrasi İçin Birlik olmak üzere Hayır diyen tüm dostlarımızla birlikte ilçe ilçe, il il topluma egemenliğine sahip çıkması gerektiğini anlatacağız.

16 Nisan günü son gülen biz olacağız. Egemenliğimizi kimseye kaptırmayacak, biz kazanacağız!

Emekçi Hareket Partisi
Merkez Komitesi