İşçilerin Grev İradesine Yasak Halk İradesini Tanımamaktır

İşçilerin Grev
İradesine Yasak
Halk İradesini
Tanımamaktır

Birleşik Metal-İş Sendikasına bağlı metal işçilerinin bu sabah itibariyle başlattıkları grev Bakanlar Kurulu tarafından yasaklandı, işçilerin en temel hakları ellerinden alınmaya çalışıldı.

Öncelikle grev; işçi sınıfının yüzyıllardır sahip olduğu bir haktır. Neredeyse bütün ülkelerin yasalarında düzenlenmiş olması, yer alması tesadüf değildir. İşçi sınıfı bu hakkı mücadelesi sonucu kazanmış ve bu hak yasalarla koruma altına alınmıştır. Dolayısıyla grev yasaklamak yüzyıllardır var olan bir hakkın gasp edilmesidir.

Bakanlar Kurulu’nun grev yasağına gerekçesi ‘milli güvenlik’ oldu. Buradan soruyoruz; bu kararın neresinde güvenlik sorunu gördünüz? İşçiler sabah saatlerinde fabrikalarının kapısına gidip hakları olan greve çıkarken burada nasıl bir güvenlik açığı oluşuyor? Yoksa burada bahsedilen güvenlik işçilerin değil patronların güvenliği midir? Grevi yasaklayanların bu sorulara cevap vermesi gerekir.

Bu kararla görülüyor ki, her fırsatta ‘milli irade’ diyenler söz konusu işçi sınıfının iradesi olunca bunu tanımıyor. İşçiler grev kararını fabrikalarda sandıklar kurarak, oy çokluğuyla aldılar. Kendi aralarında demokratik bir işleyişle greve gittiler. Halkın iradesi bu kez grev şeklinde tecelli etti. Ancak patronların hükümeti, karar patronlardan yana olmayınca yine demokratik işleyişi hiçe saydı. Emekçiler bu gerçeği görmelidir.

Buradan güya “milli irade”yi savunduğunu söyleyenlere sesleniyoruz; halkın iradesi sadece sandıkta oy vermek değildir. Fabrika önünde greve çıkmaktır. Patronlara karşı hakkını savunmaktır. Her kaybettiğiniz seçimde, her aleyhinize çıkan kararda bu kararı kabul etmemek, patronların yanında yer almak, milli irade laflarının sadece bir makyaj olduğunun bir kez daha kanıtı olmuştur.

Metal işçisi, sendikalaşmanın önünde bile birçok engel varken, işçilerin demokratik kazanımları ellerinden alınmaya çalışıyorken grev kararı alarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Çünkü grevler bu ülkenin ihtiyacıdır. Bu ülkede yetişen kuşakların grevleri, işçilerin hak mücadelesini görmesi ülkenin demokratik geleceği bakımından çok önemlidir.

Grev yasağı bu hükümetin patronların hükümeti olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu ülkenin emekçilerine düşen ise haklarını gasp ettirmemek için el ele vermektir.

Emekçi Hareket Partisi
Merkez Komitesi