Savaş Siyaseti Her Yerde Kaybedecek

Savaş Siyaseti
Her Yerde Kaybedecek

Komşu halklar, Suriye’de, Irak’ta yaşayan halklar yıllardır savaşın içerisinde. Savaş bloklarının kanlı hesaplaşması Ortadoğu’nun kadim kentlerini yok etti. İnsanlar göç ediyor. Mülteci çocukların cesetleri her gün Akdeniz kıyılarına vuruyor. İnsanlık bu savaşı izleyemez. Çocuk cesetleri kıyılara, utancı hepimizin yüzüne vurur.

Bağdat, Şam, Humus, Diyarbakır’a, Şırnak’a, Mardin’e çok yakın. Tehdit edilmiş televizyonların, gazete parçalarının savaş bültenleri kimseyi aldatmasın. Bu savaş sarayın başkanlık savaşı. Bu savaş demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü yok etme savaşı. Tankların namluları Kürt kentlerine değil hepimize dönük. Asker cenazelerinde miting yapanların dilinde vatan, millet elinde ise Ortadoğu halklarının, çocuklarının kanları var.

Ortadoğu’nun celladı savaş hükümetlerini ve saray hükümetini durdurmak mümkün.

1. Savaş Çıkaranların Karşısında Olmalıyız

İçerisinde bulunduğumuz kanlı savaş, dünya çapında girilen krizin bir sonucudur. Amerika, AB ve Rusya gibi emperyalist blokların Ortadoğu üzerinde yıllardır yürüttüğü bu kanlı siyaset, Türkiye’nin de pozisyon elde etme çabasıyla birlikte ülke içine taşınmış durumdadır. Bugün Cizre’de yaralılara gönderilmeyen ambulanslar, Nusaybin’de günlerce sokak ortasında bekletilen cenazeler, Sur’da insanların üzerine yağdırılan kurşunlar, aynı zamanda uluslararası ölçekte yürütülen kanlı siyasetin bir parçasıdır. Bu sebeple uluslararası düzeyde savaş çıkaranların değil, ezilen halkların tarafında olmalıyız.

2.  Suriye Halkları Kendi Geleceklerini Kendileri Belirlemelidir

Ortadoğu’nun kaderi, Suriye üzerinden şekilleniyor. Emperyalizm Ortadoğu’yu; küçücük çocukların sahil kentlerinde kıyıya vurduğu bir karanlığa gömmeye çalışıyor. AKP, Suriye’nin iç işlerini Kürt hareketinden bağımsız bir biçimde belirlemeye çalışmak uğruna Türkiye’yi ateşe atıyor. Ancak AKP sandığı gibi “Ortadoğu’nun büyük ağabeyi” olma pozisyonunu kazanamadı. Rusya’nın isteğiyle PYD, Cenevre görüşmelerine davet edildi. AKP’nin çarpık dış siyasetinin parçası olmamalıyız. Suriye’de savaş politikalarına derhal son verilmesini ve Suriye halklarının kendi kaderlerini tayin etme hakkını savunmalıyız.

3. Ülkede Kürt Halkına Yapılan Zulüm Son Bulmalıdır

Erdoğan, halife olma hayaliyle bölgede ve ülkede Kürt halkına zulmediyor. Kürt illerinde ölülerini taşıyan insanlara bile ateş açılıyor. Sokaklarda tanklar geziyor. Erdoğan’ın Ortadoğu’da halife olmak istemesi uğruna dökülen bu kanı durdurmalıyız. Ezilenlere hiçbir fayda sağlamayacak bu savaşa karşı eşitliği ve kardeşliği savunmalıyız.

4. Erdoğan’ın Başkanlık Hayalini Durdurmalıyız

Kendi halkına zulmeden Erdoğan’ın başkan olması, içerisinde bulunduğumuz felaketi derinleştirecektir. Ezilen halkların ve emekçilerin başkanlık sistemini kabul etmesi mümkün değildir. Tüm toplumun iyiliği için Erdoğan’ın başkanlık hayalini suya düşürmeliyiz.

5. Ezilen Halklar ve Emekçiler Eşitlik ve Kardeşlik İçin Mücadele Etmelidir

Ülkede ve Ortadoğu’da akan kanı durdurmak ancak ezilen halkların ve emekçilerin elindedir. AKP diktatörlüğüne karşı bir araya gelmeli, eşitliğin ve kardeşliğin sesini yükseltmeye sonuna kadar devam etmeliyiz.

Emekçi Hareket Partisi